‘Wild Edens: Turkey’ (Vahşi Cennetler: Türkiye) belgeselinin dünya galası Ankara’da, Cermodern’de gerçekleştirildi. Türkiye'nin eşi benzeri olmayan doğal yaşam alanlarındaki bitki örtüsü ve hayvanlara odaklanan belgesel film,  iklim değişikliğine ve küresel boyutta temiz enerjiye geçiş ihtiyacına dikkat çekmeyi hedefliyor. Rosatom’un izleyiciyle buluşturduğu film, National Geographic tarafından Aralık ayında Türkiye ile, Afrika ve Avrupa’da birçok ülkede yayınlanacak.  
Bürokrasi, akademi, iş ve medya dünyası ‘Wild Edens: Turkey’nin dünya galasında bir araya geldi. Galaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanı İbrahim Halil Dere, Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu Üyesi Osman Coşkun, Akkuyu Genel Müdürü Yuriy Galanchuk, Rosatom Şirket Geliştirme ve Uluslararası Ticari İlişkiler Birinci Başkan Yardımcısı Kirill Komarov, belgesel filmin yönetmeni Andrew Zikking katıldı. Ayrıca, galada yer alan ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerini temsil eden bitkilerin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Pursaklar Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne dikilmek üzere öğrencilere hediye edilmesi hoş bir sürpriz yarattı.  
Serinin ikinci filmi olan ‘Wild Edens: Turkey’, tiyatro sanatçısı Erdal Küçükkömürcü’nün seslendirmesiyle, televizyonda yayınlanmadan önce izleyicilerle buluştu. Ünlü oyuncu Serhat Kılıç’ın sunuculuğunu üstlendiği galada, ‘Wild Edens: Turkey’ belgeseli izleyicilerden büyük beğeni gördü. Türkiye’nin 7 bölgesinin eşsiz coğrafyasında yer alan hayvan ve bitkilere odaklanan belgesel, Kars sulak arazisi, Mersin bölgesi ve Akdeniz kıyı şeridini de kapsayan alanlarda çekildi.  
KOMAROV: “GEZEGENİMİZİ KURTARIRKEN HER BİRİMİZİN KATILIMI ÖNEMLİ”
Türkiye’nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu NGS’yi yapan Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom Şirket Geliştirme ve Uluslararası Ticari İlişkiler Birinci Başkan Yardımcısı Kirill Komarov, Wild Edens Projesi ile ilgili şunları söyledi:
“Çevresel sorunlar Rosatom’un gündeminde büyük bir yer kaplıyor. Sadece temiz ve sürdürülebilir enerji sağlamakla kalmıyor, gezegenimizin korunmasına yönelik girişimlere de destek veriyoruz. Ancak, kendi çabalarımıza ek olarak, gezegenimizin karşı karşıya kaldığı bu sorunların dünya çapındaki görünürlüğünü de arttırmayı hedefliyoruz. Bu amaç doğrultusunda Wild Edens Projesi ile uluslararası toplumun dikkatini doğanın zengin güzelliğine çekmek istiyoruz. İkinci olarak, bu ortamın insan faaliyetlerinin yıkıcı sonuçlarının kurbanı olabileceğini hatırlatmak isteriz. Filmimiz, ekosistemin hassaslığını ve gezegenimizi kurtarırken her birimizin katılımının önemini ortaya koyuyor.”
BAKIR: “PROJENİN PARÇASI OLMAKTAN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ”
National Geographic Türkiye Satış ve Proje Direktörü Can Bakır ise ‘Wild Edens: Turkey’in dünya galası için bir arada bulunmaktan ve projenin parçası olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirtti. Bakır, “Belgeselde bu ülkede yaşayan bizlerin bile hiç görmediği, Türkiye’nin saklı kalmış cennetlerine şahit olacağız. Bu programı mümkün kılan Rosatom’u ve prodüksiyonu için Off The Fence’i tebrik ediyorum” dedi.
PINTO: “HEPİMİZİN KARŞI KARŞIYA OLACAĞI RİSKLERİ VURGULUYOR”
Wild Edens Proje Elçisi Freida Pinto ise gönderdiği video mesajda, “Projenin birçok nedenden dolayı çok önemli olduğuna inanıyorum. Önemli; çünkü dünyanın, uzun yıllar boyunca insan gözlerinden saklanmış olan güzelliğini gösteriyor. Önemli; çünkü Wild Edens, iklim değişikliğine dikkat etmediğimiz taktirde; hepimizin karşı karşıya olacağı riskleri vurguluyor” dedi.
ZIKKING: “TÜRKİYE’NİN ŞAŞIRTICI VAHŞİ YAŞAMINI YANSITMAYA ÇALIŞTIK”
‘Wild Edens: Turkey’ belgesel filminin prodüktörlüğünü gerçekleştiren Off The Fence’den Yönetmen Andrew Zikking ise, “Bu film, iklim değişikliği konusunu vurgulayan Wild Edens kampanyasının bir parçası olsa da sadece doğal yaşam alanındaki tahribatı veya çevresel hasarı konu almadı. Türkiye’nin şaşırtıcı vahşi yaşamını yansıtmaya çalışırken, aynı zamanda nelerin kaybedilebileceğini de ortaya koyduk. Bu kırılgan ekosistemlerin öyküsünü, Türkiye'nin en tehlike altındaki türleri üzerinden anlatmak istedik” şeklinde anlattı.  
KILIÇ: “ÇOK DEĞERLİ BİR ÇALIŞMA”
Galanın sunuculuğunu gerçekleştiren Oyuncu Serhat Kılıç ise, “Wild Edens projesi, iklim değişiklikleri meselesinin yakın gelecekte sebep olabileceği riskleri hatırlatması ve alınması gereken önlemlerin altını çizmesi açısından çok değerli, iyi niyetli ve bir profesyonel çalışma” değerlendirmesinde bulundu.  
ROSATOM HAKKINDA:     
Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom, dünyada nükleer teknoloji pazarında lider konumundadır. Rusya Federasyonu'nun önde gelen çok profilli endüstriyel holdinglerden ve ülkenin en büyük vergi mükelleflerinden biridir. Nükleer enerji, mühendislik, NGS (nükleer güç santrali) tasarımı ve inşaatı alanında faaliyet gösteren Rosatom, Rusya'nın en büyük elektrik üretim şirketi olup, 2017 yılında 202.868 milyar kWh elektrik üretmiştir. Dünya sıralamasında yurtdışında aynı anda inşa edilen nükleer santral sayısında birinci, uranyum maden rezervinde ikinci, uranyum üretiminde beşinci, nükleer enerji üretiminde ise dördüncü sıradadır. Aynı zamanda, dünyanın uranyum zenginleştirmesinin %36’sını ve nükleer yakıt piyasasının %17’sini elinde bulundurmaktadır. Ayrıca ekipman üreten Rosatom, nükleer tıp için izotoplar üretmektedir, araştırmalar yürütmektedir ve malzeme bilimi alanında çalışmaktadır. Rosatom’un stratejisi, rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere temiz enerji projeleri geliştirmektir. Rosatom, dünyanın tek nükleer buzkıran filosu dahil olmak üzere 300'den fazla işletme ve kuruluşu bir araya getirmektedir.
WILD EDENS PROJESİ HAKKINDA
Projenin ana hedefi, uluslararası toplumun iklim değişikliğine dikkatini çekmek ve temiz ve karbon içermeyen enerjiye küresel bir geçiş ihtiyacı yaratmaktır. Küresel iklim değişikliğinden dolayı nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan yabani hayvan alanları ve bitkilerle ilgili özel belgesellerin çekilmesi ve National Geographic Channel'da yayınlanması projenin doruk noktası olacak. Filme alınan yerler olağanüstü manzara güzelliğini göstermek için seçildi. Aynı zamanda bu yerlerin sakinlerinin; bir diğer deyişle nadir hayvan türlerinin, kuşların, eşsiz doğal çevrenin, ormanların, sulak alanların ve bitkilerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulamak hedeflendi. Bağımsız bir prodüksiyon şirketi olan Off The Fence, Wild Edens belgesel serisini gerçekleştirdi. Filmin baş yapımcılığını Ellen Windemouth ve Allison Bean, Prodüktörlüğünü ve Yönetmenliğini ise Andrew Zikking üstlendi.
Source: “Rusatom - Uluslararası Ağ” Basın Servisi